Niyet o kadar sihirli bir kelime ki. O olmadan bir hedefe ulaşıl-a-maz, o olmadan bir işe başlan-a-maz, o olmadan toprağa tohum bile ekilemez, bir çok dinde, öğretide, duaya, namaza niyet etmeden başlanılmaz. Niyetin hayatımızda ne kadar çok yeri var aslında?
Dinlediğim tüm meditasyon çalışmalarında öncelikle hep niyetten bahsedilir, nefes terapisi çalışmalarına yine niyet ederek başlarız. Neden elimizdeki bu gücü kullanamıyoruz peki: bence en büyük nedeni Niyet etme gücümüzün farkında değiliz.
İçten, kalpten, çok isteyerek niyet ederek başladığınız kaç tane hedef/hayaliniz gerçekleşti? Bir düşünmeye çalışın. Ya da kaç defa birşeyi isterken “çok yürekten ve gerçekten niyet edip,isteyerek o hedefiniz için çalışmaya başladınız?“.
Ancak hayatın bize ne anlattığını anlayabilmek, yani “farkındalık” dediğimiz şey kolayca gelişmiyor insanda: Bazı olaylar, insanlar, yaşadığımız acılar, yaşadığımız çeşitli zorluklar, tesadüf sandığımız bir çok şey hep farkına varmamız için aslında. Bir bilgi bizde olsa bile, duysak bile, görsek bile o bilgiyle ilgili eşiğe ulaşmadan, içselleştirip farkına varamıyoruz. Belli bir hakedişe ulaştığımız zaman ilgili bilginin bize aktarılması ve bizim tarafımızdan içselleştirilmesi aslında farkındalık dediğimiz.
Çok severek dinlediğim kişiler var Youtube’da. Cavit Utku bunlardan birisi ve bakın isteklerimizle ilgili kendisi ne diyor:
İsteklerinize/niyetlerinize ihtiyacınıza göre cevap verilir. Birşeyi isterken,niyet ederken dikkat etmeniz ve yapmanız gereken 3 şey var:
- Öncelikle istediğiniz şeyin olacağına inanın.
- Konsantre olarak samimi olarak isteyin.
- Ve durumu iyi olmayan, yardıma muhtaç olan birini sevindirin, yardım edin.
Hepimizin birgün “Niyet” etmenin ve gerçekten istemenin sihrini anlayabilmesi umuduyla..



3. madde olan “Ve durumu iyi olmayan, yardıma muhtaç olan birini sevindirin, yardım edin.” maddesi sanki rüşvetmiş gibi geliyor. Bu niyet diye bahsettiğiniz istekler hakkında ezoterik araştırmalar insanın arınması yönünde işaretler olduğundan bahseder ama bunu rüşvet olsun diye değil, insanın bu iyilikleri bir refleks haline getirip arındırması gerektiğini savunurlar.
BeğenBeğen
Merhaba öncelikle teşekkürler yorum için:) cevabı aslında kendiniz vermişsiniz;aslolan iyilikleri refleks haline getirmek. Bir de eklenmesi gereken bence; hayat denge üzerine kurulu bir oyun, alma-verme dengesi önemli. İnsan yapı olarak benci olduğu için, almaya odaklı. Aslında tersi davranıp verdiğinde dengeye geliyor ve dengeye geldiğinde de hayat ona daha çok yardımcı oluyor. Bu da benim diğer bir yorumum.. Yazmaya ve yorumlara devam edin lütfen. Çok selamlar
BeğenBeğen