Hiçbirşey Göründüğü Gibi Değil.. Covid 19 da!

İnsanoğlunun yüzyılda bir kere başına gelebilecek, bir film karesinin içindeyiz sanki. Bir tarihe tanıklık ediyoruz ve evimize kapanmış durumdayız.Çoğu kişi bunun çok zor olduğunu, sıkıldığını ve psikolojisinin bozulduğunu söylüyor. İnsanız tabii, isteklerimiz gerçekleşmediğinde nefsimiz küçük bir çocuk gibi içten içe dürtüyor, rahatsız ediyor bizi.

Oysa ki yaşadığımız herşeye farklı bir gözle bakalım mı? Çıkaralım mı şu kara gözlükleri, yerine gökyüzü mavisi, ağaç yeşili, deniz turkuazı bir gözlükle bakmaya çalışalım mı tekrardan ne dersiniz?

Evde oturduğumuz kendimizle başbaşa kalmak zorunda BIRAKILDIĞIMIZ, YAVAŞLATILDIĞIMIZ bugünlerde şimdi gerçek vicdanımızın, kalbimizdeki öz sesin, egomuzun yaralı tarafının sesini duyma vaktimiz geldi. İşte küçücük Çin’den yayılan bir virüs bize bunu sağladı.

Şimdiye kadar yaptıklarımızı sorgulamak, üzerine düşünmek, daha iyi kendi versiyonlarımıza ev-ri-le-bil-mek için ne kadar da güzel bir fırsat.

Eşimizle, çocuklarımızla hayatın dışarıdaki koşturmacasını geride bırakıp, sadece evin içinde kalıp, bir yandan çalışıp ama onlarla da sürekli birarada olarak kaliteli vakit geçirerek hasret, özlem gidermek, birbirimize doymak için ne de güzel bir fırsat.

Şimdiye kadar ötelediğimiz ne varsa: bu blog yazısını yazmak, yazdıklarını toparlayıp bir kitap yazmak, arayamadığın insanları, arkadaşlarını tekrar aramak-hal,hatır sormak, yarım bıraktığın ya da hiç başlayamadığın o hobine vakit ayırmak için ne kadar güzel bir fırsat.

İzleyemediğin onca film, okuyamadığın kütüphanende kapak açılmayı bekleyen kitapların, hep yapmak istediğin yoga, meditasyon, pilatese vakit ayırmak için ne de güzel bir fırsat.

Vicdanının rahatsız ettiğini düşündüğün, haksızlık yaptığını düşündüğün olaylar üzerinde düşünüp kendi vicdan mahkemende kendini sorgulayarak aklaman için ne güzel bir fırsat.

Biraraya gelip 1 kahve içmenin, sevdiğine sarılmanın, anne baba babanne dede ziyareti yapabilmenin, özgürce kafelere, parklara, tiyatroya, spora gidebilmenin ne kadar da güzel olduğunu düşünüp şükretmek için ne de güzel bir fırsat.

Ve şuan hala sağlıklıysan bu virüse yakalanmadıysan rahatça nefes almanın ve yapabildiğin onca şey için şükretmek için ne kadar büyük bir fırsat.

Ve hasta olduysan bile iyileşmenin umuduyla güçlü kalarak, sağlıklı olduğun zamanlara şükrederek sevdiklerine kavuşacağın günü beklemek, sabretmek, dua etmek, Allahdan sağlığını geri istemek ve başına gelen herşeyde mutlaka görülmesi gereken bir ders/iyilik olduğunu düşünerek tevekkül etmek için ne de güzel bir fırsat.

Ve güzel bir söz ile bitsin bu yazı:

Tırtılın yolu sonu dediğine usta kelebek dermiş.

Bu yolun sonunda kelebek olmaya hazır mısınız?

Yorumlarınızı ve sizin de ne düşündüğünüzü yazmanızı dört gözle bekliyorum.

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.